İzmir Özel Karataş Hastanesi, uzman doktorlarıyla normal doğum sürecini başarı ile yürütmektedir.

Hamilelik bazen planlı bir süreçtir. Bazen de düşünmediğiniz halde hamile kalabilirsiniz. Hamile olduğunuzun testlerle anlaşılmasından önce hamilelik kendini bazı belirtilerle ortaya çıkartır. Gebeliğin erken belirtileri genelde sıklıkla görülmektedir. Anne adaylarının bu belirtileri yaşaması aslında heyecan veren bir durumdur. Fakat ileri düzeyde yaşandığı zaman problem yaratabilmektedir. Anneler erken dönemde görülen gebelik belirtileri sık olarak yaşadıklarında bazı psikolojik olarak sıkıntı yaşayabilmektedirler.

Hamileliğin ilk belirtisi herkese göre farklılık gösterebilir. Aslında hamileliğin ilk belirtisi diye bir şey yoktur. Bazı bayanlar adet göremediklerinde hamile olduklarını anlarlar bazıları ise bebek karınlarında kıpırdamaya başladığında hamile olduğunu anlar. Bebeğin anne rahmine yerleşmesi ağrıya neden olmaktadır. Bebeğin anne rahmine yerleşmesi sırasında gömülme ağrısı olur. Yaklaşık olarak ilişkiden 6-8 gün sonra bir gaz sancısı şeklinde ağrı hissedersiniz. Bu ağrının bayanlar genelde adet sancısı olduğunu düşünmektedir. Fakat adet görmediklerinde test yapma ihtiyacı duymakta ve hamile olduklarını anlamaktadırlar. Bu anda yaşanan en güzel anlardan birisidir. Karnınızda bir canlının varlığından haberdar olmak sizi oldukça mutlu edecektir. Gebeliğin erken belirtileri arasında bulantı ve kusma vardır. Gebeliğin ilk aylarında en çok görülen şikâyetlerden birisidir. Çoğu bayan bu belirtileri yaşamaktadır. Bazı bayanlarda ise daha fazla görülmektedir. Genelde sabahları kusmalar görülür. Bazen de bayanlar kötü bir kokuyla karşılaştıklarında ya da otobüse bindiklerinde kusabilirler. Gebelikte kusma gebeliğin 5-6. Haftalarında kendini göstermektedir. 12-16. Haftadan sonra azalmaya başlar ve ortadan kalkar. Hamile olan bayanların neden kustukları tam olarak bilinmemektedir. Fakat yapıla araştırmalar gebelik hormonu denilen HCG hormonundan kaynaklandığı yönündedir. Tiroit ve idrar yolu hastalıkları olan anne adaylarında, bağırsak hastalığı bulunanlarda, çoğul gebeliği olanlarda, kız bebeğe sahip olan anne adaylarında daha fazla görülmektedir. Streste hamilelikte kusmaya neden olmaktadır. Hamile bayanların kusması tehlikeli değildir. Bu geçici bir süreçtir. Genelde 3. Aydan sonra kusma şikâyeti azalmaya başlar. Yoğun olarak kusma şikâyeti yaşayan annelerin günde üç öğün yemek yerine 5-6 öğün yemeleri tavsiye edilmektedir. Azar azar ve sık sık yemek onlar için daha faydalı olacaktır. Mide çok fazla doldurulmamalıdır. Bulantıyı ya da kusmayı tetikleyen faaliyetlerden sakınılmalıdır. Sabah kalkerken ve gün içinde yavaş hareket edilmelidir. Kusmanızı tetikleyecek hareketler yapmamalısınız. Sıvı alımı artırılmalı fakat sıvı yemekle tüketilmemelidir. Yemekten daha sonraki saatlerde sıvı tüketilmelidir. Yemekle beraber tüketildiğinde mide bulantısını tetikleyebilir. Gebelikte kullanılan demir ilaçları ve vitaminler kusmayı tetikleyebilir.

Bu durumun yoğunluk göstermesi halinde doktorunuza başvurmalısınız. Bulantı ve kusma şikâyeti yoğun olan bayanlara birtakım testlerin yapılması gerekebilir. Kan sayımı, idrar tetkiki, böbrek ve karaciğer fonksiyon testleri, tiroit fonksiyon testleri yapılmalıdır. Hamileliğinizde ortaya çıkan kusma şikâyetiniz çok yoğunlaştığında ilaç kullanabilirsiniz. Kullanacağınız ilaçlar doktor tarafından belirlenir. Fakat tam olarak tedavi sağlamaz. Bazı anne adaylarında bu durum yoğun olarak ortaya çıkmaktadır. Anne adayı sadece yemek yediğinde değil sıvı tükettiğinde bile kusar. Bu gibi durumlarda bayanların hastanede kontrol altında tutulması gerekir. Gerekli durumlarsa damar yolundan beslenmesi sağlanmalıdır. Hamilelik döneminde bu durumun görülmesinde genetik faktörler de etkilidir. Annenizin hamilelik sürecini ne şekilde atlattığının önemi vardır. Genelde bayanlar anneleri hamileliklerini nasıl atlattıysa o şekilde hamilelik yaşamaktadırlar. Bebeklerin cinsiyetlerinin kusma üzerine etkisi var mı diye araştırmalar yapılmaktadır. Bu konudaki araştırmalar sürmektedir. Fakat yapılan araştırmalarda hamileliklerinde aşırı bulantı kusma yaşayan kişilerin bebeklerinin genelde kız olduğu görülmektedir.

Hamileliğin erken belirtilerinden birisi de göğüslerde gerginliğin oluşmasıdır. Bu durumun ortaya çıkmasının nedeni ise gebelikte yüksek düzeyde ortaya çıkan progesteron hormonudur. Bu durum geçicidir. Bu durumun ortaya çıkmasıyla beraber göğüslerinizde ağrılar olabilir. Fakat bunlar geçicidir bir dönem sonra kaybolur. Burada dikkat etmeniz gereken nokta göğüslerinizdeki ağrıların sürüp sürmediği ve anormal durumların ortaya çıkıp çıkmamasıdır. Unutmayın ki gebelikte de meme kanserine yakalanabilirsiniz. Bu nedenle anormal bir durumdan şüpheleniyorsanız mutlaka doktora başvurmalı ve muayene olmalısınız. Erken tanı hem sizin hem de bebeğinizin hayatı için oldukça önemlidir.

Hamilelikte kasık ve bel ağrısı da görülmektedir. Erken gebelik haftalarında başlar ve hamileliğin 20-24. Haftalarına kadar devam eder. Bu ağrıların görülme sebebi rahmin büyümesidir. Bu ağrılar normal adet döneminde yaşadığınız kramplara benzemektedir. Bu ağrıların yaşanması normaldir. Anne adaylarının bu ağrılardan biraz olsun kurtulabilmeleri için dinlenmeleri ve bol sıvı tüketmeleri gerekir. Yaşanan bu ağrılar şiddetli oluyorsa ve sürekli hale geldiyse bu durum riskli bir durumu meydana getirebilir. Düşük gebelik tehlikesi veya idrar yolu enfeksiyonun belirtisi olabilir. Bu nedenle böyle bir şikâyetiniz varsa mutlaka doktorunuza başvurmalısınız. Doktorunuzda bu şikâyetinizle ilgili araştırmalarını yapacaktır. Böylelikle sıkıntılı bir durum olup olmadığı anlaşılır.

Hamileliğiniz boyunca vücudunuzda ciddi değişimler olacağından birçok problem yaşayabilirsiniz. Vücudunuzun değişimine mümkün olduğunca uyum sağlamaya çalışırsınız. Bu süreçte biraz zorluk çekebilirsiniz.

  1. Normal DoğumTakibi Nasıl Yapılır?

Gebeliğinizin son haftası geldi ve belirtiler kendini gösterdiyse artık doğuma iyice yaklaştınız demektir. Doğum yapacağınızın belirtileri kendini iyice gösterdikten sonra İzmir doğum hastanesi sizi bekliyor demektir. Doğum hastaneleri sizi sancı odasına yani travaya alacaktır. Burası doğumhane olarak da bilinmektedir. Buraya yatırılmış olmanız artık doğum zamanının geldiğine işarettir. Sancılarınız yeterli düzeyde değilse size suni sancı verilir. İzmir doğum hastaneleri sizi doğumhaneye alırken üzerinizdeki eşyaların çıkartılmasını sağlayacaktır. Bu nedenle üzerinizde bulunan bütün takı, saat ve benzeri eşyaları bu odaya girmeden yakınlarınıza vermeniz daha iyi olacaktır. Doğumhaneye alındıktan sonra ilk olarak kan değerlerinizin bilinebilmesi için damar yolunuz açılacak ve kan alınacaktır. Fakat son bir hafta içerisinde sizden kan alındıysa ve bu test yanınızda ise tekrar kan alınmasına gerek kalmayabilir. Bu aşamada doğum olana kadar doktorunuz söylemedi takdirde bir şey içmemeniz ve yememeniz gerekir. Daha sonrasında normal doğum gerçekleşmeden önce vajinal muayene olacaksınız ve ardından NST’ye bağlanacaksınız. Böylelikle bebeğinizin kalp atışları tespit edilecektir.Normal doğum yapıp yapamayacağınızın anlaşılması için düzenli aralıklarla vajinal muayene yapılması gerekir. İzmir doğum hastanesi doktorları bu muayenelerin ağrı sırasından ve ağrıdan hemen sonra yapılmasını sağlayarak daha verimli sonuçlar elde etmektedirler. Bu muayeneler sırasında anne adaylarının kendilerini sıkmamaları ve bacaklarını olabildiğince açmaları ağrının en aza inmesini sağlar. NST ile de bebeğinizin kalp atışları ve rahmin kasılma gücü sürekli olarak takip edilmektedir. Normal doğum zamanı gelene kadar bu takipler yapılır. İzmir doğum hastanesi doktorları gerekli muayeneleri ve değerlendirmeleri yaptıktan sonra normal doğumun gerçekleşip gerçekleşmeyeceği konusunda karar verecektir. Ultrasonografi ile de son değerlendirmeler yapılacaktır. Bebekler son haftalarda kilo alırlar. Bu oldukça normaldir fakat 4 kilonun üzerinde olan bebeklerin normal doğum ile alınması artık İzmir doğum merkezleri tarafından tercih edilmemektedir. Çünkü anne ve bebek üzerinde olumsuz etkileri olabilmektedir. Bu nedenle bebeğinizin tahmini olarak kaç kilo olduğunun tespiti için ultrason çekilir. Tahmini değerlere bakılarak normal doğumun sakıncalı olup olmadığına karar verilir. Doğumdan önce bağırsaklarınızın boş olması gerekir. Bu durumun sağlanması için lavman yapılır. Bu işlemin yapılması her bakımdan gereklidir.

Anne adaylarının en tedirgin oldukları şeylerden birisi de suni sancıdır. Suni sancı sancısı yeterli olmayan bayanlara verilmektedir. Normalde 2-6 gün içinde olması gereken sancılar suni sancı ile 6-8 saat içerisinde verilmeye çalışılmaktadır. Bu nedenle normal sancıdan daha şiddetlidir. Şiddetli olarak kasılmalar ve ağrılar meydana gelecektir.

 

Suni sancının verilme miktarı önemlidir. hastadan hastaya değişiklik gösterir. Bazı hastalara doğumu başlatmak için bazı hastalara ise doğma yardımcı olmak için verilir. Çok verilirse bebeğin sıkışmasına yol açar. Az verilirse işe yaramaz. Bu nedenle suni sancı tam olarak bir uzmanlık işidir. Miktarının çok iyi ayarlanması gerekir.

Doğumun en önemli sembollerinden birisi de su kesesidir. Bazen doğumdan önce, bazen doğum anında açılabilmektedir. Su kesesinin doğum anında açılması bayanlara kolaylık sağlamaktadır. Doğuma yardımcı ve doğumu kısaltan bir şeydir. Bu olar sırasında annenin altına gelecek olan suyu alacak kabın iyi şekilde yerleştirilmesi gerekir. Su kesesinin açılmasıyla birlikte gerçekleşen ve pek de istenmeyen bir durum daha vardır. Bu da su ile beraber bebeğin göbek kordonunda rahim ağzından dışarı çıkmasıdır. Bu durum bebeğin kaybedilmesine neden olabilir. böyle bir durum oluştuğunda annenin acil olarak sezaryene aşınması gerekir. Doğum hastaneleri bayanların bu süreçleri en iyi şekilde atlatabilmeleri için ellerinden geleni yaparlar. Doktorlar normal doğum gerçekleşene kadar bayanları iki saatte bir muayene ederler. Ve durum kontrolü yaparlar. Bu muayeneler doğumun gidişatıyla ilgili bilgi almak için oldukça önemlidir. Bu yapılan muayenelerde rahim ağzının açılıp açılmadığının takibi yapılır. Rahim ağzının normal doğum için yeterli düzeyde açılmasıyla beraber doktorunuz size ıkınma vaktinizin geldiğini söyleyecektir. Bu andan itibaren artık bebeğinizin dünyaya gelmesi için daha çok çabalamanız gerekmektedir. her ağrı ile beraber derin bir nefes alıp daha sonra kasıklarınıza doğru gücünüzü vererek kasmanız gerekir ve bebeğinizi aşağı doğru itmelisiniz. Bu işlem anında doğum masalarının yanında bulunan tutacaklardan tutunarak güç alabilirsini. Bu tutacaklardan güç aldığınızda bebeğinizi daha kuvvetli olarak itebilirsiniz. Doğum zamanının uzaması annenin yorulmasına neden olmaktadır. Bu durumda bebeğin inişi yavaşlayabilir. Doktorlar böyle bir durum olduğunda vakum uygulaması yapabilmektedir. Vakum uygulaması sezaryenin önüne geçmektedir. Fakat uzman kişiler tarafından yapılması gerekir. Uygun bir şekilde yapıldığında zararı yoktur.

Son zamanlardaki ıkınmalarınızın sonucunda bebeğinizin başı giderek aşağıya doğru inecektir. Bebeğinizin başının üst noktası dışarıdan görüldüğü zaman masaya çıkma vaktiniz gelmiş demektir. Bu aşama oldukça önemlidir. Bu aşamanın nasıl gerçekleşeceği ile ilgili daha önceden bilgilendirilmiş olmanız gerekir. Burada son gayretinizi sarf etmeniz gerekir. Artık doğum anı gelmiştir. İzmir doğum hastaneleri anne adaylarını doğumun her anıyla ilgili bilgilendirmektedir. Ve onlara gerekli psikolojik desteği de sağlamaktadır. Son aşamada oldukça fazla çabalamanız gerekir. biraz daha sabrederseniz bebeğinizi kucağınıza alacağınız an çok yakın demektir. Bu anın gelmesi için biraz daha gayret göstermeniz gerekir.

2. Normal Doğum Yapmayı düşünen Bayanlar Son Haftalarda Nelere Dikkat Etmelidir?

Anne adayları doğumun son zamanlarına doğru çok fazla kilo aldıklarından dolayı hareket kapasiteleri zorlaşmaktadır. Özellikle de kilosu yüksek olan bebeklerde anne adayları hepten zorlanmakta ve son aylarda oldukça az hareket edebilmektedir. Fakat normal doğumun kolaylaşabilmesi için anne adaylarının son aylarda yürüyüş yapmasının oldukça önemi vardır. yürüyüş yaparak nefes kapasitesini artırmak oldukça önemlidir. normal doğum için bu size çok kolaylık sağlayacaktır. Düzenli aralıklarla yürüyüş yapmayı ihmal etmeyin. Bir anda kendinizi zorlamak yerine kısa kısa fakat sık yürüyüş yapmaya çalışın.

Son aylarda bebek takibinin de iyi yapılması gerekir. Son aylarda bebeğin içinde bulunduğu su azalmaktadır. Bu durum normaldir fakat takip edilmesi gerekir. bebeğin suyunun normalin altına inmesi kan akımında azalmaya neden olmaktadır. Bu durum da bebek için sakıncalı olabilmektedir. Bu nedenle son aylarda bebeğin hareketinin takibi çok önemlidir. bebeğin içinde bulunduğu sıvı miktarıyla hareket etme miktarı doğru orantılıdır. Sıvı azaldıkça bebeğin hareket etme miktarı da azalacaktır. Bu nedenle bebeğinizin hareketlerinde azalma hissediyorsanız mutlaka doktora gitmelisiniz.

Son aylarda bol sıvı tüketmeye de özen göstermelisiniz. son aylarda bebeğin sıvı miktarında azalma olacaktır. bebeğinize destek olmak için son aylarda bol sıvı tüketmenizde fayda vardır. bol sıvı tüketmeniz doğum sırasında da size kolaylık sağlayacaktır. Unutmayın vücudunuzun suya ihtiyacı vardır. ve gerekli miktarda su tüketmeniz gerekir.

Son aylarda tansiyonunuz düzenli olarak ölçülmelidir. Tansiyonunuzun herhangi bir ölçüm anında 140/90 mm Hg çıkması ya da daha yüksek çıkması gebelikte tansiyon hastalığının olduğunun göstergesidir. Bu durumda doktorunuzla irtibata geçmeli ve gerekli olan testleri yaptırmalısınız. Tansiyonun atmasıyla beraber baş ağrısı hissediyorsanız ve midenizde yanma hissediyorsanız bu durumda hastalığınız artacaktır. Hemen doktora başvurmalısınız.

Son aylarda doğumunuz yaklaştıkça geceleri kasılmalar hissedebilirsiniz. Bu kasılmalar sizin doğuma hazırlanmanızı sağlar ve oldukça faydalıdır. Bu kasılmalar yüzünden geceleri uykusuz kalabilirsiniz. Burada önemli olan nokta bu ağrıların şiddetlenmemesi ve ağrısız olmasıdır. Geçici ağrılar ise doğum anının geldiği konusunda endişe etmenize gerek yoktur. Bu kasılmalar sizi doğum için hazırlamaktadır. Son haftalarda bu kasılmaları hissedersiniz. Bunların olması normaldir. Özellikle de ilk hamileliğini yaşayan anneler bu kasılmalar olduğunda biraz endişe duyabilirler. Fakat kasılmalar şiddetlenmiyorsa ve düzensiz ise endişe etmeniz gerek yoktur. İzmir doğum merkezleri bu konuyla ilgili size daha önceden gerekli bilgiyi verir. Kasılmalarla ilgili daha önceden bilgi sahibi olursanız çok fazla endişelenmezsiniz. Doğum sancıları daha düzenli ve şiddetlidir.

Gebeliğinizin 32.-34. Haftalarından itibaren sol yan taraflarına yatmaları özellikle çok önemlidir. sol tarafınıza yattığınızda bebeğe giden kan akımı etkilenmez. Dinlenirken sol yanınıza yatmaya özen göstermelisiniz. sırt üstü uzun süre yatarsanız bebeğe giden kan akımı zayıflar. Böyle bir durumun oluşması halinde annenin tansiyonu düşer. Daha sonra bebeğe giden kan akımı zayıflar. Bu durum devam ederse bebek kaybına bile yol açabilir. Özellikle de son aylarda anne adaylarının sol yanlarına yatmaları bu nedenle önemlidir.

  1. Son Haftalarda Gebelik Takibi Nasıl Olmalıdır?

Gebeliğin 36. Haftasından itibaren anne adayları düzenli olarak haftada bir kez kontrolden geçmelidir. Bu kontrolleri sayesinde bebekle ilgili veriler elde edilir ve son aylarda gerçekleşen bebek kayıplarının önüne geçilmiş olur. Bu kontrolleri sayesinde bebeğinizin gelişimi ve suyu hakkında bilgi sahibi olursunuz. Buna ek olarak NST ile bebeğinizin kalp atışları hakkında ve sizin rahminizin kasılması hakkında doktorunuz bilgi sahibi olur. Bu kontroller sonucunda ters giden herhangi bir durum yoksa anne adayı diğer kontrole gelmek üzere takibe alınır. Bu haftalarda görülen herhangi ters bir durum oluşmuş ise doğum İzmir hastanelerinde sezaryen olarak gerçekleşebilir.

Doğum zamanı yaklaştıkça artık anneler sıkılmaya başlar. Ve doğumum ne zaman olacağı konusunda doktorlara soru sorarlar. Fakat doğum zamanı ile ilgili net bir bilgi vermek mümkün olmamaktadır. Ancak yapılan kontroller sayesinde tahmini doğum zamanı belirlenebilir. Yapılan bir formül ile anne adayanın tahmini olarak ne zaman doğum yapacağı belirlenir. Anne adaylarına tahmini bir gün söylenir. Fakat bu gün yüzde yüz doğru olacak diye bir kaide yoktur. Verilen bu günden bir hafta sonra da bir hafta önce de doğum gerçekleşebilir. Fakat verilen tarihe yakın zamanlarda doğumun gerçekleşeceğini bilmekte fayda vardır.

  1. Doğumun Başladığı Nasıl Anlaşılır?

Doğumun son haftalarına doğru yalancı sancılar olacaktır. bu sancılar sizi doğuma hazırlamaktadır. Genelde sabah ve akşam saatlerinde olur. Yalancı sancılar düzensizdir. Yalancı sancılar anneye ağrı vermez. Tek hissedilen bebeğin toplanması ve karında çıkıntıya neden olmasıdır. Bu sancıların gerçek doğum sancıları ile karıştırılmaması gerekir. Gerçek doğum sancılarında kasılma ile gelen sancılar düzenlidir. Bel bölgesinden başlayarak kasıklara doğru inen kramplar şeklindedir. Gerçek sancıda kasılmalar arasındaki zaman gittikçe sıklaşır. Kasılmaların süresi giderek artar. Kasılmalarla birlikte duyulan ağrılar giderek şiddetlenir. Bu noktada gerçek sancı ile yalancı sancı arasındaki ayrımı iyi yapmak gerekir. aralarındaki ayrım oldukça nettir. Bu nedenle yalancı sancı ile gerçek sancıyı nasıl ayırt edeceğim endişesine kapılmamalısınız. Yalancı sancılar düzensiz gerçek sancılar düzenlidir. Bu noktayı unutmayın. Yalancı sancıda ağrı hissetmezsiniz. Gerçek sancı da ise hissedersiniz.

Doğumun başladığına en önemli kanıtlardan birisi de nişan gelmesidir. Tüm gebelik boyunca rahim ağzında bulunan mukusun rahim azının açılmasıyla beraber yerleştiği yerden ayrılması ve beraberinde biraz kan gelmesine nişan gelmesi denilmektedir. Bu durumda doktorunuzla irtibata geçmelisiniz. Çünkü kısa zaman sonra suyunuz gelebilir ve sancılarınız şiddetlenebilir. Suyunuzun gelmesi doğumun başladığını en önemli kanıtlardan birisidir. Bazı bayanlarda doğumdan önce bazı bayanlarda ise doğum sırasında gelmektedir. Suyunuz geldiyse hemen doktorunuza başvurmalısınız. Giderek sıklaşan ve artan sancılarınız olması halinde doktorunuza başvurmalısınız. Kasılmalarınız çok düzenli aralıklarla geliyor ve dinlenmekle geçmiyor ise doktorunuza başvurmalısınız. Eğer gece uyumanıza engel olan gaz sancısı tarzında bir ağrınız varsa doktorunuza başvurmalısınız. Suyun birden boşalması gibi bir durum oluştuysa doktorunuza başvurmalısınız. Sancınız sırtta başlayıp, karın kasıklar ve bacaklarınıza yayılıyorsa doktorunuza başvurmalısınız. Bebeğinizin hareketlerinde azalma olduysa doktorunuza başvurmalısınız. Bebeğin başı doğum yoluna girdiyse anne daha rahat nefes almaya başlar bu durumda doktorunuza başvurmalısınız.

Doğum anınızın geldiğine dair bütün belirtiler varsa ve yalnızsanız bu durumda paniklememeye çalışmalısınız. İlk önce doktorunuza aramalı ve durumdan onu haberdar etmelisiniz. Daha sonra eşinize haber vermelisiniz.  hazırladığınız doğum çantasını hastaneye giderken yanınıza almayı unutmayın. Resmi evrak ve kimlik kartınızı yanınıza almayı unutmayın. Doğum anınız yaklaştığı için yemek yememelisiniz. Suyu da fazla içmemeye özen göstermelisiniz.

  1. Doğum Anında Neler Olacak?

Normal doğumun en güzel yanlarından birsi bebeğinizin dünyaya geldiği anı görebilmektir. O an yaşayacağınız en özen anlardan birisidir. Bu nedenle bu anın çok güzel hatırlanması gerekir. Bunu için de İzmir doğum merkezleri size gerekli bütün imkanları sunmaktadır. Annelerin bebekleriyle karşılaştıkları ilk an hiç unutulmayacak anlardan birisidir. Bu nedenle hiçbir anne bu anlarına gölge düşürecek bir şeyle karşılaşmak istemez. İzmir doğum hastanesi bu konuya oldukça dikkat etmektedir. Annelerin en mutlu anlarında onların kötü sürprizlerle karşılaşmasını engellemektedir.

Doğum anında ilk olarak karşılaşacağınız şey doğum masasıdır. Doğum masası özel olarak tasarlanmıştır. Ve kenarlarında kuvvet almanız için tutma yerleri bulunmaktadır. Buradan kuvvet alarak daha güçlü şekilde ıkınabilirsiniz. Ve bebeğinizi daha güçlü şekilde dışarıya itebilirsiniz. Bazı hastanelerde iki ayrı doğum masadı vardır. Anne belirli bir aşamadan sonra bir masadan öbürüne geçmek zorunda kalır. Fakat bazı hastanelerde buna gerek kalmaz. Çünkü hem yatak hem de doğum masası olan masalar vardır. Bunlar anne adaylarının daha konforlu şekilde doğum yapmalarını sağlar. İzmir doğum merkezleri anne adaylarına bu konforu yaşatmaktadır.

Doğum anı anneler için oldukça zorlu bir süreçtir. Bu anın gerçekleşmesi sırasında daha fazla zorluklarla karşılaşmak istemezsiniz. Rahat edebilmeniz oldukça önemlidir. Kendinizi rahat ve güvenli hissederseniz bu süreci daha kolay atlatabilirsiniz. Bu nedenle doğum merkezi tercihinizi yaparken teknik donanıma dikkat etmelisiniz. İzmir doğum hastanesi hastaların en konforlu şekilde zorlu süreçlerini atlatabilmeleri için bütün teknik donanımlara sahiptir. Annelerin de daha konforlu şekilde doğum yapabilmeleri için İzmir doğum hastanesi hem masa hem de yatak olarak kullanılan masaları tercih etmektedir.

Sancılarınızın başlaması ile birlikte doğum anına kadar nefes alış veriş tekniklerini uygulamanız gerekir. bu uygulamaları iyi şekilde yapabilmeniz için daha önceden bunun la ilgili eğitim almanızda fayda vardır. Doğum hastaneleri İzmirilinde bu konuda anne adaylarını bilinçlenmesini sağlamak amacıyla onarla eğitim vermektedir. Anne adaylarının nefes alıp verme teknikleri ve ıkınma belki de en çok zorlandıkları aşamalardan birisidir. Bu nedenle bu aşama hakkında ne kadar çok bilgiye sahip olursanız sizin adınıza o kadar iyi olacaktır. doğum sancılarınızın gelmesiyle beraber kıvranmalara, pozisyon değiştirmeye ve bağırmaya çok fazla efor harcamamalısınız. Çünkü daha sonra ıkınmaya gücünüz kalmamaktadır. Mümkün olduğunca gücünüzü son ana bırakmalısınız. Bu süreçte doktorunuz ve hemşireler size yardımcı olacaktır. Doğum İzmir hastanelerinde en başarılı şekilde gerçekleştirilmektedir. Annenin bu anı en iyi şekilde atlatabilmesi sağlanmaktadır. Sonlara doğru yaklaştığınızda artık her gelen ağrıyla beraber ıkınmanız gerekir. Eğer masa değiştirmeniz gerekiyorsa bu evrede masa değiştirmeniz gerekir. masaya çıkarken etrafınızdakilerden yardım alın. Ağrı anında masaya çıkmaya çalışmayın. Masaya çıktıktan sonra masanın kenarlarında bulunan yere ayaklarınızı yerleştireceksiniz. Uygun pozisyon sağlandıktan sonra ıkınmaya devam edeceksiniz. Bu ıkınma hareketini yaparken masanın yanında bulunan tutamaçlardan tutarak güç alabilirsiniz. Sancınız geldiğinde önce derin nefes alın ve içinizde tutun. Çenenizi göğsünüze değdirecek seviyede eğin. Yan tarafta bulunan destek kollarından tutarak kendinize doğru çekin. Bu hareketlerden sonra gücünüzü kullanarak bebeği karın kaslarınıza baskı yaparak aşağıya doğru itmeye çalışın. Buradaki ıkınma kişilerin kabız olduklarındaki ıkınmaya benzemektedir. Fakat bu çok daha kuvvetli olmak durumundadır. Elinizden geldiğince güç toplamalı ve dayanmalısınız. Bebeğinizi kucağınıza almanıza çok az kaldı.

Eğer vajen genişliği yeterli değilse ve doktor yaptığı incelemeler sonucunda bebeğin vajeni yırtabileceğine karar verdiyse bu durumda hastaya epizyotemi uygulanır. Yani doğum kesisi yapılır. Bu işlem her hastaya uygulanmaz. Burada doktor inceleme yaptıktan sonra gerekli kararı verir. İlk doğumlarda yapılması zorunlu değildir.

  1. Epizyotemi (Doğum kesisi) Nasıl Yapılır?

Vajenin yeteri kadar açılmadığı durumlarda yapılmaktadır. Birkaç şekilde yapılabilmektedir. Vajenin alt kısmından makata doğru olan kesi tipi vardır. bu en güzel kesi yöntemlerinden birisidir. Makas ile yapılmaktadır. En güzel kozmetik sonuç ve en az ağrı bu kesi tinde görülmektedir. ancak bu kesinin yapılması tecrübe ve beceri gerektirir. Çok iyi şekilde yapılması gerekir. Diğer bir kesi tipi ise yana doğru olan kesidir. En çok yapılan kesi tipi budur. Bu kesi tipinin kozmetik sonuçları kötüdür. Ve daha çok kanamaya ve ağrıya neden olmaktadır. Doğum kesisi yapılmadan önce hastaya bölgesel anestezi uygulanır. Bu sayede duyulan acı az da olsa azaltılmış olur. Doğum gerçekleştikten sonra anne adayının tekrar sancısı başlar. Bu sefer gelen bebeğin eşidir. Bebeğin eşi de doğduktan sonra doğum kesisi dikilir. Epizyoteminin çok iyi yapılması gerekir. yapılamadığı takdirde; hastalarda daha fazla kanama, daha fazla ağrı, daha zor tamir, daha kötü iyileşme, dikişin açılması, dikişin enfekte olması gibi durumlar ortaya çıkabilmektedir. Bu nedenle bu işlemin uzmanlar tarafından özenle yapılması gerekir. İzmir doğum hastaneleri bu konuya oldukça önem vermektedir. İzmir doğummerkezleri bu işlemin yanlış yapılmasının sonucunda neler olabileceğinin farkındadır. Bu nedenle İzmir doğum merkezleri çalıştırdıkları doktorların uzman olmalarına dikkat etmektedir. Doğum İzmir ilinde gerçekleşecek ise şanslısınız demektir. Çünkü İzmir doğum merkezlerinin çok köklü geçmişleri vardır. doğum kesisinin iyi yapılmasının yanında iyi de dikilmesi gerekir. İyi dikilemediği durumlarda; dikiş açılabilir, enfekte olabilir, vajeniniz anormal genişleyebilir, idrar torbanız sarkabilir, dikiş hattında yeni doku gelişebilir, cinsel ilişki sırasında ağrı olabilir, cinsel ilişki sırasında haz alma duygunuz azalabilir, partnerinizin haz alma duygusu azalabilir. Bu gibi durumların oluşmaması için dikim işleminin çok başarılı şekilde yapılması gerekir. İzmir doğum hastaneleri bu konuya oldukça özen göstermektedir. Sonuç itibariyle yapılacak bir hata daha sonrasında hastaların özel yaşantıları üzerinde oldukça etkili olacaktır. oldukça önem verilmesi gereken bir konudur. Doğum kesisi bakımı da önemlidir. Bu bölgenin kesinlikle temiz olması gerekir. nemli kalmamalıdır. Sık sık iç çamaşır değiştirilmelidir. Anormal bir durum görüldüğünde doktora gidilmelidir. Lavaboda önden arkaya doğru temizlik yapılmalıdır. Üzerine nemli bez konulmamalıdır. Pedler sık sık değiştirilmelidir. Bu durumlar oldukça önemlidir. doğum kesisi doğumun en önemli aşamalarında birini oluşturmaktadır. Bu aşamadan sonra bebeğinizin kafası görünecektir.

Bebeğinizin kafası göründükten sonra ıkınmamanız gerekir. Eğer kontrolsüz bir şekilde ıkınırsanız yapılan kesi anormal şekilde uzar. Kesinin uzamasının görülen en sık nedeni budur. Bu durumun oluşmaması için bayanların bu konuyla ilgili daha önceden bilgi sahibi olması gerekir.

 

Bu noktada yapılacak tek şey derin derin nefes almak ve doktorun bebeği çıkartmasını beklemektir. Bebeğinizin doğumundan sonra kısa süreli bir rahatlama duyarsınız. Fakat bundan sonra tekrar ağrı ortaya çıkar. Bu ağrının sebebi bebeğinizin eşinin doğacak olmasıdır. Bu aşamada sizin bir şey yapmanıza gerek yoktur. Burada sadece doktorunuzun yapacağı müdahaleye izin vermeniz gerekir. Ve derin derin nefes alarak kendinizi rahatlatmaya çalışın. Bu aşamayı da atlattıktan sonra rahatlayacaksınız.

Bu aşamaların gerçekleşmesinden sonra biraz masada kalabilirsiniz. Doğumdan sonra annelerde yoğun olarak bir uyku isteği olmaktadır. Bu aşamada masada biraz uyuyabilirsiniz.

Bebeğinizi emzirmek için en doğru zaman doğumdan sonraki ilk bir saatin içindeki zaman dilimidir. Fakat bazı durumlardan dolayı bu süre uzayabilmektedir. Kanamanın olması, dikişin uzun sürmesi emzirme süresin uzatabilmektedir. Fakat mümkün olduğunca doktorlar buna dikkat etmeye çalışır. Çünkü anne ile bebek arasındaki bağın sağlanabilmesi için yani bebeğin kendini güvende hissedebilmesi için doğumdan sonra annesine sarılması önemlidir. Doğumdan sonra ilk bir saat içerisinde annelerin bebeğini emzirmesinde fayda vardır. Doğum hastaneleri İzmir ilindeki doktorlar bu konuya oldukça önem vermektedir. İzmir doğum doktorları bebeğin ilk saatlerde annesiyle temas halinde olmasını önemini bilmektedir.  Bu nedenle bu konuya dikkat ederek doğumdan sonraki işlemlerin çabuk halledilmesini sağlıyorlar. Doğum İzmir hastanelerinde gerçekleşecek ise kendinizi şanslı hissedebilirsiniz. Doğum İzmir hastanelerinde farklı yöntemlerle yapılabilmektedir. Epidural normal doğum İzmir hastanelerinde gerçekleştirilmektedir. Normal doğumun sancılarından biraz olsun kurtulmak istiyorsanız bu yöntemi tercih edebilirsiniz.

  1. Doğum Hastaneler Fiyatları-Doğum Fiyatları Özel Hastaneler- Normal Doğum Fiyatları İzmir-Doğum Fiyatları izmir

 Doğum hastaneleri fiyatları birçok ölçüte göre belirlenmektedir. Doğum fiyatları üzerinde etkili olan birçok faktör vardır. İzmir doğum hastaneleri fiyatlarını belirlerken bulundurduğu teknik alt yapıyı göz önüne almaktadır. Günümüzde devlet hastanelerinden çok özel hastaneler tercih edilmektedir. Bunun nedeni ise özel hastanelerin bulundurdukları imkanlar ve hastalara doğum fiyatları konusunda sağladıkları ödeme seçenekleridir. Doğum fiyatları eskiye oranla daha çok kişi tarafından ödenebilecek hale gelmiştir. İzmir doğum fiyatları hastaneden hastaneye değişiklik göstermektedir. Doğum fiyatları özel hastaneler söz konusu olduğunda teknik alt yapı, bulunduğu konum, doktorların unvanları gibi faktörlere göre değişiklik göstermektedir. İzmir doğum fiyatları hastane çok tanınmış ve biraz ün yapmış ise pahalı olabilmektedir. Doğum şekline göre de doğum fiyatları değişir. Mesela normal doğum fiyatları İzmir hastanelerinde daha farklı ikenepidural normal doğum İzmir hastanelerinde daha farklı fiyatlarla gerçekleştirilmektedir. Doğum fiyatları İzmir hastanelerinde kullanılan tekniklerin gelişmesiyle birlikte artmıştır. Doğum fiyatları 2015 bu nedenle daha farklılık göstermektedir. Doğum fiyatları 2015 senesinde artacak fakat imkanlar da genişleyecektir.

Normal Doğum Nedir?

Tıbbi Birimler

Yenilenen Hekim Kadrosu

* Gebeliğe Hazırlık Testleri * Gebelik Takibi * Gebelerde detaylı II. Düzey Ultrason Doppler İncelemesi * Gebelerde 4 boyutlu Ultrason * Gebelerde Uygulanan Testler ( İkili/ Üçlü/Dörtlü Test/ MSAFP )

Bebeğiniz Emin Ellerde

*Amniyosentez (Bebekten Sıvı Alınması) * Normal Doğum * Epidural İğne ile Ağrısız Normal Doğum * Sezeryan * Doğum Sonrası Kontrol Muayenesi

Alanında Uzman Doktorlar

* Jinekolojik Muayene ve Ultrason * Jinekolojik Ameliyatlar * Servikal Smear Testi ( Rahim Ağzı Kanser Tarama Testi) * Hormon Tahlilleri

Son Teknoloji Sistemler

* Aile Planlaması Danışmanlığı * Spiral ( RİA) Takılması & Çıkarılması * İnfertilite (Kısırlık)Tedavisi * Menapoz Dönemi Tetkikleri ve Tedavisi

Uzman Hekim Kadromuzla Tanışın

Doğum Hakkında Bilgiler

Bu alanda Özel Karataş Hastanesi doktorlarının sizler için cevapladığı soruların yanıtlarını bulacaksınız.

  • 1

    Amniyosentez, karın üzerinden girilen bir iğne aracılığı ile rahim içerisine ve bebeğin içinde yüzdüğü amniyotik sıvıya ulaşarak buradan sıvı alınması işlemidir. Amniyotik sıvı, anne karnındaki bebeğin hücreleri ve bebek tarafından üretilen biyokimyasal maddeleri içerir. Bebeğin kromozomlarının bozuk olabileceği şüphesinin yüksek olduğu durumlar, anne veya baba adayının bilinen genetik bir bozukluğu olması,gebelik süresince yapılan testlerde tespit edilen bazı sorunlar ve daha önce kromozom bozukluğu saptanmış gebelik öyküsü olması halinde bu uygulamaya başvurulur. Alınan sıvı ile fetal hücreler ve biyokimyasal maddeler rahatça incelenebilmekte ve böylelikle bebeğin kromozom yapısı konusunda istenilen bilgilere ulaşılabilmektedir. Bununla beraber olası metabolik hastalıkların tanısı konabilmekte ve genetik hastalık taraması yapılabilmektedir

  • 1

    Bebeğin gelişimi ve anne adayının vücudunda meydana gelen değişiklikleri saptamak için gebelik takibi çok önemlidir. Gerçekleştirilen doktor muayenelerinde, riskli bir gebelik yoksa ultrasonografinin her defasında yapılması şart değildir ancak anne adayı kendini psikolojik olarak bu şekilde iyi hissediyorsa yapılmasında da bir sakınca yoktur. Ancak riski yüksek bir gebelik söz konusu ise veya bebekte gerilik şüphesi var ise tüm hamilelik süresi boyunca normalde 3-4 defa yapılması yeterli olan ultrason muayenesinin miktarı, hekim isteği üzerine sıklaştırılabilir. Riskli bir gebelikte her defasında ultrason muayenesi yapılmasının avantajı gelişme geriliği gibi anormal durumların tanısının önceden konulabilmesidir.

  • 1

    Miyomlar rahimde, kistler ise yumurtalıklarda görülmektedir. Tüm kadınlar yılda bir servikal smear testi yaptırmalıdır. Düzensiz kanama, kasıklarda ağrı, kanama miktarındaki değişiklikler myom/kist habercisi olabilir. Bu şikayetlere sahip kişilerin Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanına başvurarak detaylı bir muayeneden geçmesi gerekir. Hastaya USG (Ultrason) çekilerek teşhis konur. Kisti olan hastalar tedavi edilmezse ağrıları artabilir, kansızlık gelişir ve kistte büyüme olabilir. Tedavi kistin şekline göre değişkenlik gösterir.